Mesajlar Etiketlendi ‘Domates Krizi’

h1

Sensin Nataşa!

15 Haziran 2008

Merhabalar,

Bugün 15 Haziran 2008 Pazar günü. Ülke gündemini meşgul eden üç konu öne çıkıyor: ÖSS, Babalar günü ve milli maç.

1.5 milyonu aşkın aday üniversitelere yerleşebilmek için yarışıyor. Hayatımız sınav oldu dersek abartmış olmayız herhalde. Çocuk aklımızla başlıyoruz yarışmaya. Ve dur durak bilmeden devam ediyor…

Bugün babalar günü. Babalar gününün tarihçesini anlatacak değilim! Pahalı hediyeler ile değil de samimi duygularla kutlamak gerek bugünü…

Ve bu akşam Euro’08 maceramız için dönüm noktasındayız. Tamam mı devam mı? İlginç bir maç olacak. Belki de kupa tarihinde bir ilk yaşanacak ve üst tura çıkacak takımı 90 dakikanın sonunda penaltı atışları belirleyecek. Fatih Terim, olayı bilinmeyenlere götürüp de enteresan tercihler yapmaz ve futbolcularımız kendileri gibi oynarlarsa turu geçebiliriz diye düşünüyorum. Akşama göreceğiz…

Bugün gazetelerde yer alan bir haber dikkatimi çekti ve sizlerle de paylaşmak istedim. Haber başlığı dikkat çekiciydi. Diyor ki: “Türk erkekleri parayı O..lara harcıyor”. Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hurşit Güneş, Erzurum’da yapılan “Küresel Dalgalanmalar Gölgesinde Ekonomik Beklentiler Paneli”nde açıklamalarda bulundu. Güneş: Rusya’da 500 bin hayat kadını olduğunu ve bunların %10’u yani yaklaşık 50 bininin Türkiye’de çalıştığını ileri sürdü. Her bir “Nataşa”nın ülkesine her ay 1000 $ gönderdiğini hesap eden Güneş, ayda 50 milyon $; yıl da ise 600 milyon $ paranın Rusya’ya gittiğini ifade etti. Bir yılda Avrupa’daki gurbetçilerimizden gelen 1.5 milyar $’ın yarısının bu şekilde tekrar yurtdışına çıktığını vurguladı. Ve sordu: Rusya’ya ne parası ödüyoruz? Cevabını da kendisi verdi: O.. parası ödüyoruz…

Bu haberi okuyunca konuyla ilgili üç olay aklıma geldi. Birincisi bugünlerde sıcaklığını koruyan ve Rusya ile Türkiye arasındaki münasebetlere etki eden “Domates krizi”. İkincisi Prof. Dr. Zekeriya Beyaz’ın Türk-Rus evliliklerini eleştiren açıklamaları ve üçüncüsü ise Dört Rus kızdan oluşan Şpilki (Шпильки) grubunun Sam Ti Nataşa (Сам ты Наташа) adlı şarkıları oldu.

2005’te de benzer bir kriz yaşanmıştı Rusya ve Türkiye arasında. Rusya, 7 Haziran 2008 tarihi itibarıyla yüksek oranda ilaç kalıntısı ve nitrat bulunduğu gerekçesiyle Türkiye’den bazı tarım ürünlerinin ithalatını durdurmuştu. Rusya, gerekli tedbirlerin alınmadığı takdirde domates, üzüm, limon, patlıcan ve patatese uygulanan yasağın diğer ürünleri de kapsayacak şekilde genişletileceği uyarısında bulundu. Rusya’nın domates ihtiyacının yarısına yakını, Türk domatesleri ile karşılanıyordu. Üç sene evvelki domates krizi Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ( O tarihte Devlet Başkanı olan Putin, bugün Başbakan olarak görev yapıyor) ile yaptığı telefon diplomasisi ile yaklaşık dört ayda çözüme kavuşabilmişti. Bakalım bu sefer de günü kurtarmaya yönelik politikalar mı uygulanacak. Yoksa işin özüne inip bu problemi tamamen ortadan kaldırabilecek siyaset yolu mu izlenecek.

Türk-Rus ilişkileri son on yılda yapılan evlilikler neticesinde başka bir boyuta da ulaşmış durumda. Son yıllarda Türklerle Ruslar arasında 200 bini aşkın nikah kıyılmış ve bunların yaklaşık 140 bini Rusya’ya ithal damat olarak gitmişken yaklaşık 60 bini de Rus gelin olarak Türkiye’ye yerleşmiş durumda. Dikkat çekici taraf ise evliliklerde Türk tarafının damatlardan oluşması. Beyaz Hoca da bu duruma içerlemiş ve 140 bin Türk kızının Ruslar yüzünden evde kalacağını açıklamıştı.

Dört Rus kızdan oluşan Şpilki (Шпильки) gurubu 2005 yılında Sam Ti Nataşa (Сам ты Наташа) adlı şarkılarına klip çekmişler ve bu klip Türk televizyon kanallarında da ilgi görmüştü. Antalya’ya gelen Rus turistler, Türk erkeklerinin aşırı ilgisinden sıkılmışlar ve tüm Ruslara Nataşa diye hitap edilmesini ve Rus kadınlarının tamamını da Nataşa olarak değerlendirilmesini yaptıkları kliple “ti”ye almışlardı. Sam Ti Nataşa yani Sensin Nataşa…

Youtube açık olduğunda bu videodan klibi izleyebilirsiniz:

Ya da youtube’u beklemeyip klibi izlemek isterseniz de şu linkten izleyebilirsiniz.

Türk-Rus ilişkilerini konu alan bir yazı oldu galiba. Sözü gelmişken söylemek istiyorum. Vladimir Putin’i yakından izlemek gerektiğine inanıyorum. Şuan dünya liderleri arasında farklı bir konuma sahip. Kimi kaynaklara göre 40 milyar avro’nun üzerindeki şahsi servetiyle Avurpa’nın en zengini. Ama benim ilgimi çeken özelliği şahsi serveti değil. Putin, liderlik ve yönetim konularında diğer liderlere örnek olacak bir şahsiyet.

Tüm babaların babalar gününü kutlar; ÖSS’ye giren kardeşlerimize geçmiş olsun der, her şeyin gönlüllerince olmasını ve milli takımımıza da akşamki maçta başarılar dilerim.

Sağlıcakla…