Herkese merhabalar,
Uzun süredir, zamanım elverdikçe, blog dünyasını takip etmeye çalışıyorum. Ve ne zamandır aklımdaydı. Ben de blog yazmaya karar vermiştim. Koşuşturmaca işte. Bugünlere kaldı blog yazmak…
Ne mi yazacağım? Blog, yazarına kendine ait bir alan yaratıyor. Özgürlükler çağında yaşıyor gibi görünsek de birçok yönden kısıtlanmış durumdayız. Yeni neslin insanı daha da özgür olmanın yollarını arıyor. Bu benim blogum! İstediğimi yazarım mantığından ziyade hayatın bugüne kadar bana kattıklarını ve benden götürdüklerini yazabilirim. Yönetim, pazarlama ve kişisel gelişim konularında yazmayı planlasam da hayata dair yazılar olacak blogumda. Tabii ki kafamda fikirler ve planlar var. Zamanla yerine getireceğim, yazmak isteyeceğim. Ama planlar, stratejiler ya da mesleki çerçeve belirleyip o konularda yazmak yerine o anki ruh halimle yazmayı tercih edeceğim galiba. Tabii ki, sizlerden alacağım yorumlar ve dönüşler bu blogu anlamlı kılacak ve bloga şekil verecek.
Söz ağızdan çıkana kadar sana aittir. Ağızdan çıktıktan sonra sen ona ait olursun diye bir söz var. Oradan buradan kes, kopyala, yapıştır yazılar yerine tamamı bana ait olan şeyler olmasını istiyorum. MustafaEsken.com’da yayınlanan yazılar hiçbir kurum ve kuruluşu bağlamaz. Hatta ve hatta beni bile bağlamaz. Yazılar o anki ruh halimin ve o ana kadarki birikimimin ürünüdür. Bugün daha farklı noktada olabilirim!
Sağlıcakla.
